spacer.png, 0 kB
Ana Sayfa arrow Makaleler arrow Genel Konular arrow Bırakın Çocuklarımız Oyuncaklarını Kırarak Keşfetsin
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Bırakın Çocuklarımız Oyuncaklarını Kırarak Keşfetsin Yazdır E-posta

Genellikle ebeveynlerimiz “benim oğlum ve/veya kızım oyuncağını hiç kırmaz diyerek öğünürler... Veya çocuk oyuncağı ile oynamak istediği zaman “kırmadan-bozmadan oyna” diyerek uyarırlar...

Halbuki  çocuklarımız oyuncaklarını bir şeyi merak ettikleri için kurcalayıp bozarlar; ya da döküp kırarlar...

Çocuklarımızın meraklarını tatmin etmek için oyuncaklarını kırıp bozmaları kötü bir şey değildir. Böylece onların önüne oyuncaklarını keşfetmek fırsatı ve onları tamir etmeye çalışmak gibi beyinlerini çalıştırmaya yönelten imkan çıkmaktadır.Onların bu çabaları; kişisel gelişimleri için oyuncakları ile oynamalarından daha faydalı olacaktır.

Bilinmeyeni  aramayı engellemek konusunda, halk arasında kullanılan bir  söz  de … “ŞİMDİ İCAT ÇIKARMANIN SIRASI DEĞİL” şeklindedir. Yeni bir fikir yada durum beyan edildiği zaman bu yeniliğe karşı çıkmak için kullanılır; yani alışılmışın, bilinenin dışında bir şey yapılması doğru değil anlamında… Bu cümlenin teşvik edici bir ifadeye yerini bırakması gerekir.  “AH! OLAĞANÜSTÜ, AFERİN!..” diyerek yapanın cesaretlendirilmesi; hatta ödüllendirilmesi daha yapıcı olur.

Günümüz dünyasında biliyoruz ki; AR-GE yatırımları ile know-how (bilgi birikimi) edinen ülkeler; bu şekilde dünya ekonomisindeki en büyük payı almaktadırlar... Bu nedenle çocuklarımızın, aile içinde yada   eğitim kurumlarında ilk eğitimi alırken  merak etmenin hiç bir şekilde kötü bir şey olmadığı duygusuna kapılmalıdırlar... Dahası, ileri ki eğitim dönemlerinde mühendislik fakültelerinde okuyan her öğrenciden proje geliştirmesi ve buluş yapması istenmelidir. Yani gençlerimizin beynini bu yönde geliştirmeleri ve buluş yapma konusunda kafa yormaları sağlanmalı ve düşünce-hayal bazında da olsa bir buluş kültürü yaratılmalıdır.

Her insan doğuştan yaratıcı zekaya sahiptir. Yaratıcı zekanın kullanımının teşvik edilmesi geleceğimize yapılacak en önemli yatırımlardandır.

Dünyada tekniğin bilinen durumunu aşan yeni bir şey keşfedildiği zaman, yapılana BULUŞ denilmektedir. Buluşlar;  buluş sahibi kişi adına Patent adı altında bir belge ile 20 yıl korunmaktadır.
                                           
Buluşa konu ürünün üretimini genelde buluşu yapan kişi yada kurum yapmamaktadır.    Buluşuna konu ürünün; üretimini yapacak kişi veya kurumlara; LİSANS ANTLAŞMASI yoluyla izin vererek, lisans ücreti  (Royalty) almaktadır.    

Günümüzde Dünya ekonomisinden en çok gelir payı alan ve çevresini kirletmeyen, doğal kaynaklarını asgari seviyede tüketen, vatandaşlarına refah sağlayan ülkeler BULUŞ yapan ülkelerdir.
                             
Yukarıda sıralamaya çalıştığım konular, insana, onun eğitilmesine yapılacak uzun soluklu ama bu günden başlayacak olan YATIRIMLAR  gerektirmektedir…

Bu gün  Dünya ekonomisinden aldığımız gelir payımızı artırmak için ne yapabiliriz? Bu sorunun temel yanıtı, kısa vade için “MARKA-MARKALAR YARATARAK” şeklinde olacaktır...

AB sürecinde olan ülkemizdeki mal ve hizmet üreticileri, artık standartlaşmanın ve “MARKA YARATMA”nın önemini biliyorlar.  Ve Dünya ekonomisi ile entegre olmuş durumdalar. Onların Ülke veya Dünya çapında yaratacakları markalardan, markaya konu ürün veya hizmet satışından elde edecekleri kazançlar, MARKALARINI LİSANS YOLU ile kullandırmaları halinde çok daha bereketli olacaktır.

Türkiye yada Dünya çapında tanınmış bir marka olmanın değeri, işletmenin sahip olduğu değerden çok daha fazla olabilmektedir.

Ünlü bir marka; tek bir ürün ve/veya ürünler için, tek bir hizmet ve/veya hizmetler için belli bir süreliğine tek bir kişi ve/veya kişilere LİSANS ANTLAŞMASI yaparak belli bir bedelle kolaylıkla devredilebilir. Franchise sözleşmesi yapılarak artı gelirler sağlanabilir.

Artık günümüzde lisans antlaşması yoluyla bir çok ürün veya hizmetin üretim ve satışı gerçekleştirilmektedir. Lisans antlaşması bedellerinin transferi ve muhasebeleştirilmesi konuları, Serbest Muhasebeci,  Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirlerin de gündemine girmiş bulunmaktadır.

Bol buluşlu; bol markalı ürünlere sahip Türkiye dileğiyle…

Hayriye Davarcı
Marka ve Patent Vekili

0-312-440 95 01 – 02- 03

     Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır    


Favori olarak ekle (0) | Görüntüleme sayısı: 5309

  Yorumlar (6)
 1 Yazan Hasan Güneş, 05-07-2007 17:52
evet,yazı çok güzel, 
bence de çocular kırmalı, dökmeli , sökmeli,merak etmeli sormalı diyorum. 
ahhh bunları bide büyüklere anlatabilsek helel hele büyük ananalar büyükbabalara bi anlatabilsek.. 
çocuklarımızın geleceği daha güzel olacak. 
aman yapma dökme kırma döverim gibi kalıplardan bi kurtulabilsek..
 2 Yazan Gülsüm Kevser İnce, 04-07-2007 15:59
yazı çok güzel...Ben çocuk yetiştirmenin 6-7 yaşlarda başladığını düşünürdüm.Yanlış düşünürmüşüm,çocuğun karakteri doğduğu günden itibaren şekillenmeye başlıyor.Asıl önemli olan 0-6 yaş arasıdır arkadaşlar. 
Veeee kısa bir anektod:Küçükken çocuklar konuşsun diye yapmadığımız şebeklik kalmaz,büyüyünce de sussunlar diye..(Tiyatro sanatçısı Gökhan İçöz'den,hocam olur kendileri)
 3 Yazan Sedat Vural, 04-07-2007 13:51
Sevgili meslektaşımız Hayriye hanım'a teşekkür ediyorum ben de ve hayatı ve mesleğimizi birlikte yorumlayan yeni yazılarını sitemize bekliyorum.
 4 Yazan Erhan Kapu, 04-07-2007 10:43
Benim çocuğun biri oyuncaklarını kırıp bozmaktadır acaba o bilim adamımı olacaktır :) evet tabi benimkisi latife. Keşfedebilen bir insan ve toplum olabilmek.ne güzel olurdu.ama ne yazık ki günümüz insanı keşfedemez.onun keşfedebilme yetileri alınmıştır.evet ta çocukluğa iner bu durum. çocuk ona dokunur yapma,buna dokunur yapma diyerek büyütürüz.yaşı biraz daha ilerler kitap okumaya başlar ve fikirlerini açıklamaya başlar ama ne yazık ki işimize gelmez sen fazla okuma kafayı sıyırtırsın derler.yaş biraz daha ilerler.evlenir çor a çocuğa karışır.biri işi vardır ama ancak akrnını doyurabilmektedir. o sürekli ekmek parası kazanmaktan başka şeylere kafa yoramaz.keşif yapması ise imkansızdır.artık ömrü ahirine geldiğinde bir emekli maaşı ve yetiştirp kendisi gibi topluma gönderdiği çocukları vardır.belki kimini emekli ikramiyesi ve artık zamanı vardır.ancak keşif yapacak bilgi birikimi olmadığından ve kafasıda istesede yaş kemale erdiği için almayacağından imkanı olmayacaktır.ve böylece bir ömür tükenip gitmektedir.ve bu kişi toplumumuzda sayısı milyonları bulabilecek düzeyde olduğu için toplum profilimizde böyle ne yazık ki. Evet benişm kisi biraz umutsuz bir yaklaşım oldu,ancak bu umutsuzluk yerini bu vahim durumumuzu bir an önce farkedip telafisine girişebilirz.bütrün hastalıkların iyleştirme önceliği hastalığı teşhisten geçer.keşfedeme me hastalığının temelinde ekonomik yetersizlikler,kültürel bilinç eksikliği ve hedefsizlik yatmaktadır. bu konuda bilinçlenelim,kendimize güzel ve büyük hedefler koyalım ve ekonomisi güçlü bir topum olma yolunda çalışalım. evet tabi bu işe de en başta çocuklarımızdan başlayalım.haydin çocuklar oyuncakları kırmayaa!
 5 Yazan Ahmet Akbaş (2054), 04-07-2007 10:13
Duyarlılığınıza teşekkür ediyorum Yusuf bey. 
 
Teşekkürleri sahibine yani makaleyi kaleme alan Hayriye Davarcı hanımefendiye ve bize ulaştıran platform üyemiz Sedat Vural'a iletmiş olalım. Kendilerine ve bu vesile ile Platforma ve siteye katkıda bulunan bütün arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.
 6 Yazan Yusuf Mecek, 04-07-2007 09:43
teşekkürler ahmet bey. 
bir baba olarak öncelikle teşekkürlerimi sunuyorum. 
insan bir şey yapmaktan korkmamalı. zaten biz, bize öğretilenin dışında bir şey yapacak da değiliz. 
biz sadece yaratılmış olan bir  
şeyi geliştirebiliriz veya genişletebiliriz. 
her zaman sormak, sorgulamak, bozmak, yeniden onarmak, gerçekten burada dikkat çekilen husustur. 
insan sürekli yeni gelişimlerin içerisinde olmalıdır.yerinde saymamalıdır...

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.4

 
spacer.png, 0 kB
spacer.png, 0 kB
Copyright © 2006 - Mesleki Paylaşım Platformu
Web Tasarım ve Uygulama: www.akademionline.com
spacer.png, 0 kB