|
Reformun ana
parametrelerinden biri olan ve prime esas kazançların güncellenmesinde
kullanılan güncelleme katsayısı Anayasa Mahkemesinin iptal kararı
doğrultusunda sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla gelişme hızının (GH)
% 30’u dikkate alınmak suretiyle yeniden belirlenmiştir. Buna göre,
güncelleme katsayısı TÜFE+%30 GH +1 formülünden oluşmaktadır.
Güncelleme katsayısı
belirlenirken, emeğin GH içindeki payının ortalaması olan %26,3 oranının
üzerinde refah payı da dikkate alındığından, aylıklarda herhangi bir kayıp
meydana gelmeyecektir.
Sigortalılar arasında
mevcut uygulamada görülen eşitsizlikler bu Kanun ile önemli ölçüde ortadan
kaldırılmaktadır.
SORU 2: Sosyal Güvenlik
ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile “ Sosyal Devlet” ilkesi terk mi
ediliyor?
Sosyal güvenlik
harcamaları sürdürülebilir olduğu sürece sosyal devlet ilkesine uygun
düzenlemelerden bahsedilebilir. Reform ihtiyacını doğuran sıkıntı; sosyal
güvenlik sistemimizdeki çarpıklıklar nedeniyle giderek artan ve makro
ekonomik denge üzerinde olumsuz etki yapan sosyal güvenlik açıklarının
sürdürülebilir olmaktan çıkmasıdır.
Kanunla sosyal devlet
ilkesi terk edilmemiş, bilakis sosyal devletin gereği olarak bu Kanun
yapılmıştır.
Şöyle ki;
Kanunla ilk defa devletin
sosyal güvenlik sistemine doğrudan prim katkısı yapması
öngörülmekte,Kadınların ev hizmetleri sosyal güvenlik kapsamına alındığı gibi
isteğe bağlı sigorta şartları da büyük ölçüde kolaylaştırılmakta,
Herkes genel sağlık
sigortası kapsamına alınmaktadır.
SORU 3: Kanunla aktif-
pasif dengesini sağlamaya yönelik düzenlemeler var mı?
Kanunda Kurumun aktüeryal
dengesini olumlu yönde etkileyecek olan kayıt dışı çalışma ve kayıt dışı
bildirime ilişkin önemli düzenlemeler bulunmaktadır.
Aktif-pasif dengesinin
sağlanmasına yönelik olarak; sigortalıların prime esas kazançlarının büyük
bir kısmı prim kesintisine tabi kılınmıştır. Prime tabi tutulmayan kazançlar
tek tek sayılmış ve sınırlandırılmıştır. Sigortalılığın kapsamı
genişletilmiş, sigortalı sayılmayanların kapsamı daraltılmıştır. Böylelikle
prim ödeyecek sigortalıların sayılarının arttırılması yoluna gidilmiştir.
Ücretlerin banka
kanalıyla ödenmesi, kamu kurum ve kuruluşları ile bankalardan bilgi akışı
sağlanması, kayıtdışı istihdamı engellemeye yönelik Kanunda öngörülen
yaptırımların ağırlaştırılması gibi uygulamalar aktif-pasif dengesini
sağlamaya yöneliktir.
Diğer taraftan tasarı
sigortalıların daha uzun süre sistemde kalmalarını teşvik etmekte ve prim
matrahlarını genişletmesi itibariyle, gelir ve aylıkların azalması gibi bir
sonuç da ortaya çıkarmamaktadır.
SORU 4: Sosyal güvenlik
sistemimizin kapsamı bu Kanunla daha mı genişlemektedir?
Evet, Kanunla sosyal
güvenliğin kapsamı genişletilmektedir.
Ev hizmetlerinde
çalışanlara ilişkin hüküm 506 sayılı Kanunda olduğu gibi muhafaza
edilmektedir. Daha önce herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan jokeyler ve
antrenörler 4/b kapsamında sigortalı sayılmışlardır.
Ayrıca, sigortalı
sayılmayanlardan niteliği itibariyle bir kişinin bir günde yapacağı işlerde
çalışanlar 5510 sayılı Kanunun eski halinde sigortalı sayılmazken yeni
düzenleme ile tasarıda bu hüküm çıkarılmıştır.
Aynı zamanda tarımsal
faaliyette bulunanların 15 gün üzerinden prim ödemeleri sağlanmak suretiyle
5510 sayılı Kanunun ilk haline göre bu kesimin de sosyal güvenlik kapsamında
olması sağlanmaktadır.
İsteğe bağlı sigorta
kolaylaştırılmakta, part- time çalışanların eksik günlerini tamamlama imkanı
getirilmekte ve genel sağlık sigortası ile tüm nüfus sağlık güvencesi
anlamında sosyal güvenlik kapsamına alınmaktadır.
SORU 5: Malullük ve ölüm
aylığını hak etmek için aranan süre uzatılıyor mu?
Mevcut uygulamada;
Malullük sigortasından
aylığa hak kazanma koşulu; SSK’lılar için 1800 gün veya 5 yıldan beri
sigortalı olup en az 900 gün, Bağ-Kur’lular için 5 tam yıl hizmet, kamu
görevlileri açısından ise 10 tam yıl hizmet süresinin bulunmasını
gerektirmektedir.
Yeni düzenleme ile
malullük sigortasından aylığa hak kazanma koşulu en az 10 yıldan beri
sigortalı bulunup toplam 1800 gün, sigortalının başkasının bakımına muhtaç
olması halinde belli bir sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün prim ödeme
şartına bağlanmıştır.
Ölüm sigortasından aylığa
hak kazanma koşulu; SSK’lılar için 5 yıldan beri sigortalı olup en az 900
gün, Bağ-Kur’lular için 5 tam yıl hizmet, kamu görevlileri açısından ise 10
tam yıl hizmet süresinin bulunmasını gerektirmektedir.
Yeni düzenleme ile ölüm
sigortasından aylığa hak kazanma en az 1800 gün prim ödeme şartına bağlanmış
ancak 4 (a) sigortalıları için; borçlanma süreleri hariç, 5 yıl sigortalılık
süresi ile toplam 900 gün prim ödeme gün sayısı olarak düzenlenmiştir.
SORU 6: Aylık bağlama
oranları düşürülüyor mu? Bunun emekli aylıklarımıza etkisi nasıl olacak?
Mevcut uygulamada;
SSK ve Bağ-Kur’luların
emekli aylıklarının hesabında, hizmet sürelerinden, ilk 10 yılın her yılı
için % 3,5, sonraki 15 yılın her yılı için % 2, daha sonraki her yıl için %
1,5 olarak belirlenen aylık bağlama oranı uygulanmaktadır.
Bu durumda, 25 yıl
çalışan bir sigortalıya ortalama yıllık kazancının % 65’i oranında aylık
bağlanmaktadır. Yani, her yılı için uygulanan aylık bağlama oranı ortalama %
2,6’dır.
Yeni düzenlemeyle aylık bağlama
oranı her yıl için % 2 olarak sabitlendiğinden, 25 yıl çalışan sigortalıların
aylık bağlama oranında her yıl için ortalama 0,6 puan bir azalma görülmekte
ise de, aylığın hesabında dikkate alınan prime esas kazanç matrahları
yükseltildiğinden, aylık miktarlarında herhangi bir düşme olmamaktadır.
Diğer taraftan, eski
sistemde 25 yıldan fazla süreler % 1,5 oranında değerlendirilirken, yeni
sistemde % 2 olarak dikkate alınacağından, sistemde kalınan süre uzadıkça her
yılın bağlanacak aylıklara etkisi daha fazla olacak ve daha yüksek tutarda
aylık bağlanacaktır.
Ayrıca, geçiş döneminde
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelere ilişkin kısmi aylık
hesaplanırken, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını
doldurmamış olan sigortalıların Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne
tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınacaktır.
SORU 7: Prim ödeme gün
sayılarının düşük olması malullük veya ölüm aylığında aylık bağlama oranını
nasıl etkileyecektir?
Malullük ve ölüm
sigortasında, sigortalıların prim ödeme gün sayısının 9000 günden az olması
halinde aylık bağlama oranları 9000 gün (4/a sigortalıları için 7200 gün)
üzerinden hesaplanacaktır. Ayrıca, malul sigortalının başkasının bakımına
muhtaç olması halinde aylık bağlama oranı 10 puan artırılacaktır.
SORU 8: Emekli
aylıklarının hesaplanmasında gelişme hızı niçin dikkate alınmamaktadır?
Reformun ana
parametrelerinden biri olan ve prime esas kazançların güncellenmesinde
kullanılan güncelleme katsayısı Anayasa Mahkemesinin iptal kararı
doğrultusunda sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla gelişme hızının (GH)
% 30’u dikkate alınmak suretiyle yeniden belirlenmiştir. Buna göre,
güncelleme katsayısı TÜFE+%30 GH +1 formülünden oluşmaktadır.
Güncelleme katsayısı
belirlenirken, emeğin GH içindeki payının ortalaması olan %26,3 oranının
üzerinde refah payı da dikkate alındığından, aylıklarda herhangi bir kayıp
meydana gelmeyecektir.
SORU 9: Mevcut sistemdeki
aylık bağlama oranları niçin değiştirilmektedir?
Mevcut uygulamada aylık
bağlama oranları yönünden giderek azalan bir yapı söz konusudur. Bu durum
sigortalıların sistemde uzun süre kalmalarını teşvik etmemekte aksine alt
sınır uygulamaları ile birlikte kısa sürede sistemden çıkmalarına neden
olmaktadır.
Kanun ile sigortalıların
prim ödeme gün sayılarının artması karşılığında bağlanacak aylıkları da
artıran, dolayısıyla sistemde daha uzun süre kalmalarını teşvik eden düzenlemeler
bulunmaktadır.
Diğer taraftan mevcut
sigortalılarımızın Kanunun yürürlük tarihinden önceki hizmetleri eski
hükümlere göre değerlendirilmektedir.
SORU 10: Bu Kanun SSK,
Bağ-Kur ve Emekli Sandığından halen gelir ve aylık almakta olan emeklilerin
aylıklarını herhangi bir şekilde etkileyecek mi?
Kanunun yürürlük
tarihinden önce SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığından emekli aylığı almakta
olanların mevcut gelir ve aylıklarının aynen ödenmesine devam edilecektir.
Aylıklarda herhangi bir azalma söz konusu değildir. SSK ve Bağ-Kur
emeklilerinin aylıkları, Kanun yürürlüğe girdikten sonra altı aylık
dönemlerde gerçekleşen enflâsyon oranında artırılacak, memur emeklilerinin
aylıkları ise eskiden olduğu şekilde artırılmaya devam edilecektir.
SORU 11: Bu Kanuna göre
ilk defa sigortalı olanlardan, değişik statülere tabi çalışanların hizmetleri
nasıl birleştirilecek?
Kanunun yürürlük
tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan birden fazla statüye tabi
olarak çalışanların hizmetleri, yaşlılık sigortası bakımından; toplam çalışma
süresi içinde en fazla hizmetin geçtiği statü hükümleri esas alınmak, ölüm ve
malullük hallerinde ise, son statü hükümleri uygulanmak suretiyle
birleştirilecektir.
SORU 12: Emekli
Sandığından Emekli aylığı almakta iken sigortalı çalışmaya başlayanlardan
destek primi kesilecek mi?
Evet, Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce emekli aylığı almakta olanlardan Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler
hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından Kanunla
yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam
edilecektir.
SORU 13: Bu Kanunla kıdem
tazminatının kaldırılacağı ya da toplu olarak ödenmeyeceği söyleniyor doğru
mu?
Bu Kanun içerisinde kıdem
tazminatına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
SORU 14: Emekli Sandığı
emeklisiyim. Bu kanundan sonra aylıklarım sigortalılar gibi TÜFE oranlarına
göre mi yükseltilecek?
Hayır, 5434 sayılı Kanuna
göre bağlanmış aylıklar ile bu Kanundan önce bir süre devlet memurluğunda
bulunmuş olanlara bu Kanundan sonra bağlanacak aylıklar eskiden olduğu gibi
Emekli Sandığı Kanunundaki hükümlere göre yükseltilecektir.
SORU 15: Emekli aylıkları
yükseltilirken emekli, dul ve yetimlere refah payı verilmeyecek mi?
Kamuoyunda
refah payı olarak bilinen gelişme hızı aylık hesaplanması esnasında dikkate
alınmakta, bu şekilde bağlanan aylıkların artırılmasında ise TÜFE oranları ya
da ilgili kanunlarla belirlenen yüzdesel oranlar esas alınmaktadır.
Yapılan
düzenleme ile, mevcut uygulama korunduğundan, refah payının aylıklara
yansıtılmadığından bahsedilemez.
SORU
16: Sigorta emeklisiyim ve sosyal güvenlik destek primine tabi çalışıyorum.
yeni kanun çıktığı zaman aylıklarım kesilecek mi?
Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, yaşlılık
veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte (ıcabA
nabaŞ) sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında
mevcut uygulamada olduğu gibi tercihleri doğrultusuna aylıkları kesilmeksizin
sosyal güvenlik destek primine tabi tutulacaklardır. Bunların prime esas
kazançları üzerinden % 31 ila %36,5 oranında SGDP kesilecektir.
SORU
17: Yaşlılık aylığı bağlananlardan çalışmaya devam edenlerin durumlarında
değişiklik olmakta mıdır?
Sosyal
güvenlik sistemimizin önemli bir eksik yönü olan erken emekliliğin bir sonucu
olarak emekli olduktan sonra çalışmaya devam edilmesi istihdam veya
işsizlikle doğrudan ilgili bulunmaktadır. Halen kayıt dışı çalışan emekli
sayımızın işsiz sayımıza yakın bir düzeyde olduğu da bir gerçektir. Bu
nedenle mevcut sigortalılarımızın destek primine tabi olarak emeklilik
sonrası çalışma hakları muhafaza edilmek suretiyle Kanunda yalnızca emeklilik
sonrası 4 (b) kapsamında destek primine tabi olarak çalışma düzenlemesi
bulunmaktadır.
SORU 18: Emekli aylığı
almakta iken yeniden çalışmaya başlayanların aylıkları nasıl hesaplanacak ?
Emekli
aylığı almakta iken çalışmaya başlanması nedeniyle aylığı kesilenlerin
aylıklarının yeniden hesabında, ilk aylık hesabı yapıldığı şekilde işlem
yapılmasının emekliler arasında aylık farklılıklarına neden olduğu dikkate
alınarak; emeklilikten sonraki çalışma dönemleri ayrıca değerlendirilmek
suretiyle önceki aylıklarına ilave edilmesi şeklinde düzenleme yapılmıştır.
SORU 19: Emekli
ikramiyelerinin tahville yada taksitler halinde ödeneceği doğru mu ?
Hayır, emekli
ikramiyeleri 5434 sayılı Kanundaki usulle ödenmeye devam edilecektir.
SORU
20: Emekli Sandığından aylık almakta olan terör malulüyüm, Sigorta, Bağ- Kur
ya da Emekli Sandığına tabi bir göreve başlamam halinde aylıklarım kesilecek
mi?
Hayır,
aylıklarınız hiçbir suretle kesilmeyecektir. Ancak hakkınızda devlet
memuriyetine başlamanız halinde uzun vadeli sigorta kolları, sigortalı ya da
Bağ –Kur kapsamındaki bir işe başlamanız halinde ise iş kazası ve meslek
hastalığı sigortası hükümleri uygulanacaktır. İş kazası ve meslek hastalığı
sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı
istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay
başından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanacaktır
ve tarafınızdan hiçbir şekilde genel sağlık sigortası primi alınmayacaktır.
SORU 21: Bağ-Kur
sigortalısıyım. Ödeyeceğim prim oranı artacak mı?
Mevcut
uygulamada Bağ-Kur sigortalılarından basamak sistemine göre % 40 oranında
prim alınmakta idi. Yeni düzenleme ile bunların kazançlarıyla orantısız prim
ödemelerine sebep olan basamak sistemi kaldırılarak, prime esas kazancın
aylık alt ve üst sınırı arasında beyan edecekleri prime esas kazançları
üzerinden % 33,5-39 oranında prim ödemeleri öngörülmüştür.
Buna
göre, sigortalıların tercihleri doğrultusunda beyan edecekleri prime esas
kazançlar ne kadar yüksek olursa, aylıkları da o kadar yüksek bağlanacaktır.
SORU
22: Halen sigortalı olarak çalışmaktayım emekliliğimi hak ettim. Kanun
çıktıktan sonra emekli olursam aylığım düşecek mi?
Yeni
aylık bağlama sistemi, Kanunun yürürlük tarihinden sonraki çalışmalar için
uygulanacaktır. Getirilen sistemde aylığın hesabında, mevcut uygulamada
olduğu gibi sigortalıların prime esas kazançları ve hizmet süreleri dikkate
alınmaktadır.
Yeni
düzenlemeyle; sigortalıların prim alınan kazançlarının matrahı
genişletilmekte, kayıt dışı istihdamın önlenmesine yönelik getirilen
düzenlemelerle çalışma süresindeki prime esas kazançlarındaki kayıplar
önlenmekte ve sigortalıların sistemde daha uzun süre kalması nedenleriyle,
prime esas kazançları ve hizmet sürelerine bağlı olarak da aylık bağlama oranları
artacağından aylıkların azalması söz konusu olmayacaktır.
Öte
yandan, yine Kanunla, mevcut sigortalıların Kanunun yürürlük tarihinden önce
geçen hizmetleri için eski aylık hesaplama sistemi, yürürlük tarihinden sonra
geçen hizmetler için yeni aylık hesaplama sistemi uygulanmak suretiyle karma
sisteme göre aylık bağlanması öngörülerek, müktesep hakların korunması
sağlanmıştır.
SORU
23: Halen memur olarak çalışmaktayım. Emekliliğimi hak ettim. Bu Kanundan
önce emekli olmam daha mı avantajlı?
Hayır,
5510 sayılı Kanundan önce ya da sonra emekli olmanız emekli aylığı ve
ikramiyenizde herhangi bir değişikliğe yol açmamaktadır.
Kamu
görevlilerinden bu Kanunun yürürlüğünden önce iştirakçi olanların aylıkları
5434 sayılı Kanuna göre bağlanacağından Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonra emekli olmaları hiçbir şekilde aylıklarını etkilemeyecektir.
SORU
24: Halen memur olarak çalışmaktayım. Bu Kanunla eski haklarımda herhangi bir
düşüş meydana gelecek mi?
Bu
Kanundan önce bir süre memuriyeti bulunanların Emekli Sandığı Kanununda
sayılan tüm hakları geçici maddelerle korunmaktadır. Bu sebeple eski
haklarınızda herhangi bir geriye gidiş söz konusu olmayacaktır.
SORU
25: Halen memur olarak çalışmaktayım. Emekli ikramiyelerinde bir düşüş veya
ikramiyenin tamamen kaldırılması gibi bir durum söz konusu mudur?
Hayır,
getirilen düzenleme ile emekli ikramiyelerinin Emekli Sandığı Kanunundaki
usul ve esaslarla ödenmeye devam edilmesi sağlanmıştır. Ayrıca emekli
ikramiyelerinin tamamen kaldırılması gibi bir durum söz konusu değildir.
SORU 26: Sigortalıyım,
Kanun yürürlüğe girdikten sonra işverenin benden keseceği prim miktarı
artacak mı?
Mevcut
uygulamada sigortalılardan % 9 oranında malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi ve % 5 hastalık sigortası primi olmak üzere toplam % 14
oranında prim kesilmektedir.
Yeni
uygulamada, sigortalıların ödeyecekleri prim oranı yine toplam % 14 olup,
bunun % 9’u malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, % 5’i de genel sağlık
sigortası primidir.
SORU
27: Halen memur olarak çalışıyorum bu Kanundan sonra aylıklarımdan daha fazla
mı kesenek kesilecek?
Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, Kanunun yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamına alınanların kesenek ve karşılıkları, fiilî hizmet zammı ve
itibari hizmet süresi karşılıkları ile %100 artış farkları hakkında Kanunla
yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümleri
uyarınca işlem yapılacağından, aylıklarından herhangi bir şekilde fazla
kesenek kesilmesi söz konusu değildir.
SORU
28: Halen memur olarak çalışıyorum bu Kanundan sonra aylıklarımdan sağlık
sigortası primi de mi kesilecek?
Hayır,
halen memur olarak çalışanların aylıklarından bugüne nazaran daha fazla
kesenek kesilmeyecektir. Bu durumdakiler için her ay % 12 oranında Genel
sağlık sigortası primi çalıştıkları kamu idarelerince ödenecektir.
SORU 29: Halen sigortalı
olarak çalışıyorum. Kanun emekli olacağım tarihi etkileyecek mi?
Yeni
düzenleme, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışmaya başlayan
sigortalıların emekliliğe hak kazanma koşullarında herhangi bir değişiklik
meydana getirmemekte, müktesep haklar korunmaktadır.
SORU
30: Halen devlet memuruyum. İlerde daha yüksek unvanlarda görev yapmam
durumunda mevcut uygulamada olduğu gibi unvanım bağlanacak aylığımı
etkileyecek mi?
Kanunun
yürürlük tarihinden önce iştirakçi olanların bütün hakları 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre yürütüleceğinden, görev yapılan unvanlara ilişkin emekli aylığına
bugün yansıtılan unsurlar ileride bağlanacak aylıklara da yansıtılacaktır.
SORU 31: Yasa ile
getirilen emeklilik için gerekli süreler uzatılmakta mıdır?
4447
sayılı Kanuna göre 2000 yılından sonra ilk defa işe giren SSK’lılar için 7000
gün, Bağ-Kur ve Emekli Sandığına tabi olanlar için 9000 gün şartı
uygulanmaktadır.
Bu Kanunda mevcut
çalışanların prim gün sayılarında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.
01.05.2008
tarihi itibarîyle ilk defa işe girecek sigortalılardan Bağ-Kur ve Emekli Sandığına
tabi olanlar için halen uygulanan 9000 gün şartı korunmuş, SSK’lılar için ise
7000 gün yerine 7200 gün şartı getirilmiştir.
SORU 32: Yasa ile
getirilen 65 yaş düzenlemesi kimler için uygulanacak?
Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olanların
mevcut yaş hadlerini değiştiren bir düzenleme söz konusu değildir. 65 yaş
uygulaması; Bu Kanundan sonra 2027 yılında çalışmaya başlayacak olan erkek
sigortalılar için 2044 ve 2029 yılında çalışmaya başlayacak kadın sigortalılar
için 2048 yılından sonra devreye girecek bir düzenlemedir.
SORU
33: Çalıştığım kamu idaresi özelleştirme kapsam / programına alındı,
Sosyal Güvenlik yönünden hangi mevzuata tabi olacağım?
T.C.
Emekli Sandığına tabi bir görevde bulunmakta iken özelleştirme programına
alınan kurum ve kuruluşlarda çalışan ve diğer kamu kurum kuruluşlarına
nakledilmeyerek çalışmaya devam eden personel zorunlu olarak,
Özelleştirme
programına alındıktan sonra bu kuruluşlarda emeklilik hakkı tanınan kadro ve
pozisyonlara atananlar ise istekleri halinde,
5434
sayılı Kanunun Ek 71. maddesine göre ilgilerini devam ettireceklerdir. Ancak,
bu kuruluşlardan özelleştirilmeleri sonucu sermayelerindeki kamu payı %50’nin
altına düşenler ile bunlardan satılan veya devredilenlerde T.C. Emekli
Sandığına tabi olarak çalışan personelden isteyenlerin Sandıkla ilgileri
devam ettirilecek, kamu payının % 50’
nin altına düştüğü tarihten sonra atananlar ise Emekli Sandığı ile
ilgilendirilmeyecektir.
4046
sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca ise özelleştirme programına alınan
kuruluşlarda çalışan personelden kamu kurum ve kuruluşlarına atanacak olan
personelin eski kurumları ile ilişkilerinin kesileceği tarihe kadar geçecek
süredeki, aylık ücret, sosyal hak ve yardımlar ile her türlü özlük haklarının
özelleştirme fonundan ödenmesi ve bunlardan 5434 sayılı Kanuna tabi
çalışmakta olanların bu süre içinde 5434 sayılı Kanuna göre kurulan
ilgilerinin devam ettirilmesi, nakil işleminden sonra ise personelin,
atandığı kurumun mevzuatına tabi olması gerekmektedir. Buna göre, 5434 sayılı
Kanunun 12 nci maddesi kapsamında bulunan bir kurumda 5434 sayılı Kanuna tabi
çalışmakta iken kurumun özelleştirilmesi sonucu 4046 sayılı Kanunun 22 nci
maddesi uyarınca başka bir kamu kurum veya kuruluşlarına atananların
atandıkları kurum veya kuruluş 5434 sayılı Kanun kapsamında olan ve kadro
ihdası yapılmış bir kurum olması halinde, atananlar 5510 sayılı Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılacaklardır. Aksi taktirde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.
SORU
34: Sürekli iş göremezlik geliri ile yaşlılık, malullük ve ölüm aylıklarında
alt sınır uygulaması devam edecek mi?
Kanunla
malullük, ölüm ve yaşlılık aylıklarında alt sınır uygulamaları mevcut olup,
Malullük
ve ölüm aylıklarında, talep ve ölüm tarihi itibariyle bağlanacak aylıkların
talep ve ölüm yılından bir önceki yılın Aralık ayında ödenen en düşük
yaşlılık aylığından az olamayacağı,
Yaşlılık
aylıklarında, Kanunun yürürlük tarihinden sonraki süreler için bağlanacak
aylıkların, sigortalının mevcut çalışmalarının asgari kazançlar üzerinden
hesaplanan ortalama aylık kazancının % 35 inden, sigortalının bakmakla
yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa % 40’ından az olamayacağı, hak sahibi
kimselerin aylıklarının; hak sahibi bir kişi ise hesaplanan alt sınır
aylığının % 80'inden, hak sahibi iki kişi ise % 90'ından az olamayacağı,
Sürekli
iş göremezlik gelirlerinde başkasının bakımına muhtaç olanlara bağlanacak
gelirlerin, prime esas kazanç alt sınırının aylık tutarının % 85’inden az
olamayacağı,
hüküm altına alınarak,
alt sınır uygulaması devam ettirilmektedir.
SORU 35: Geçici İş
Göremezlik Ödeneği hangi şartla ve hangi miktar üzerinden ödenecektir?
İş
kazası ve meslek hastalığı hallerinde, geçici iş göremezlik ödeneği alabilmek
için hiç bir koşul öngörülmemektedir. 506 sayılı Kanunda, hastalık
sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği alınabilmesi için gerekli olan 120
gün prim ödeme şartı aranırken bu Kanunla 90 güne indirilmiştir. Ayrıca
mevcut uygulamada SSK’da olduğu şekilde yatarak tedavilerde günlük kazancın
1/2 oranında geçici iş göremezlik ödeneği ödenmesi düzenlemesi bulunmaktadır.
Mevcut
uygulamada Bağ-Kur’da herhangi bir geçici iş göremezlik ödeneği olmamasına
rağmen yeni düzenlemede iş kazası ve meslek hastalığı ile analık halleri için
de geçici iş göremezlik ödeneği imkanı getirilmektedir.
SORU 36: Kadın esnaf
doğum yaparsa iş göremezlik parası alacak mı?
Esnaf
kadınlarımıza bu Kanunla ilk defa doğum öncesi ve doğum sonrasında iş
göremezlik ödeneği verilmesi imkanı getirilmektedir.
SORU 37: İş kazası,
hastalık ve doğum gibi hallerde ödenen iş göremezlik ödeneği azaltılıyor mu?
Hayır,
azaltılmıyor. Halen bu durumlarda ödenen miktarlar aynen korunduğu gibi
Bağ-Kur’lu sigortalılara da iş kazası ve doğum hallerinde iş göremezlik
ödeneği verilmesi hakkı getirilmektedir.
SORU
38: Bağ-Kur’luyum. İş kazası geçirdiğim takdirde hakkımda diğer sigortalılar
gibi iş kazası hükümleri uygulanacak mı?
Yeni
düzenleme ile Bağ-Kur sigortalılarının iş kazası geçirmeleri halinde, bu
sigorta kolundan Kanunda öngörülen tüm yardımlar yapılacaktır. Bunlar, sağlık
yardımlarının yapılması, geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi, sürekli iş
göremez duruma düşmesi halinde, sigortalının kendisine, ölümü halinde de hak
sahiplerine gelir bağlanması ve cenaze ödeneği verilmesidir.
SORU
39: Hastalanan sigortalılara verilen iş göremezlik ödeneğinin şartları
ağırlaştırılmakta ve miktarı eskiye göre azaltılmakta mıdır?
Kanunla,
iş kazası ve meslek hastalığı hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği
alabilmek için hiç bir koşul öngörülmemektedir.
506
sayılı Kanunda, hastalık sigortasından geçici iş göremezlik ödeneği
alınabilmesi için gerekli olan 120 gün prim ödeme şartı aranırken bu Kanunla
90 güne indirilmiştir. Ayrıca mevcut uygulamada SSK’da olduğu şekilde geçici
iş göremezlik ödeneğinin;
Yatarak
tedavilerde günlük kazancın yarısı,
Ayaktan
tedavilerde ise üçte ikisi,
oranında verilmesi
yönündeki düzenleme korunmuştur.
SORU 40: Emzirme ödeneği
kimlere, hangi tutar üzerinden verilecektir?
Mevcut
uygulamada sadece çalışan SSK’lılar için 50 YTL olarak ödenmekte olan emzirme
ödeneğinin kapsamı yeni düzenleme ile genişletilerek, Bağ-Kur’luları da
kapsayacak şekilde; sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum
yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya
aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan
eşine, sosyal taraflardan işçi, işveren ve emekli temsilcilerinin de
bulunduğu Kurum Yönetim Kurulunca belirlenen Bakanlıkça onaylanan tarifeye
göre emzirme ödeneği verilmesi imkanı getirilmiştir.
SORU 41: İşsiz kalınan
sürelerde prim ödemeyen sürelerin telafisine ilişkin bir düzenleme var mıdır
?
Yeni
düzenleme ile Türkiye'de yasal olarak ikamet edenlerden 18 yaşını dolduran ve
talepte bulunanlar isteğe bağlı sigortalı olabilecektir. İsteğe bağlı
sigortalı olmak için SSK’da aranan 1080 gün ile Emekli Sandığında aranan 10
yıllık hizmet süresi şartları kaldırılmış ve bunlara genel sağlık sigortası
primi ödemeleri suretiyle sağlık hizmetlerinden yararlanma, 30 günden az
süreli işlerde çalışanlara da eksik sürelerini isteğe bağlı sigortalı olarak
tamamlamaları imkanı getirilmiştir.
SORU
42: İşveren daha az sigorta primi ödemek için kazancımı düşük gösteriyordu.
Yeni yasada bunu engelleyici düzenlemeler var mı?
Bu
Kanunla ücretlerin bankalar vasıtasıyla ödenmesi öngörülerek, Kuruma da
bankalardan bilgi ve belge isteme hakkı getirilmiştir. Bu durumda,
işverenlerin çalıştırdıkları işçilerin prime esas kazançlarını olduğundan
daha az göstermeleri imkanı ortadan kalkacaktır.
SORU
43: Ülkemizle sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde iş yapan bir
müteahhidim. Bu ülkelere götüreceğim Türk işçileri için prim yükümlülüğüm
nedir?
İşverenler,
ülkemizle sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelere götürdükleri Türk
işçileri için işyerinin tehlike derecesine göre % 1 ila 6,5 arasında kısa
vadeli sigorta kolları primi ile % 5’i sigortalı, % 7,5’i de işveren hissesi
olmak üzere %12,5 oranında genel sağlık sigortası primi ödeyeceklerdir.
İşçilerin uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde,
haklarında isteğe bağlı sigorta hükümleri uygulanacaktır.
Yeni
getirilen düzenleme ile işverenler üzerindeki yükler azaltılırken,
sigortalılar yönünden, bunların ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin
sağlık güvencelerine kavuşmaları sağlanmıştır.
SORU 44: Halen çiftçilik
yapmaktayım. Benim sigortalılığım nasıl olacak?
Yeni
düzenleme ile; tarımsal faaliyette bulunanların asgari ücretin yarısı
üzerinden prim ödeyerek 30 gün hizmet kazanmaları ve sağlık hizmetlerinden
yararlanmaları imkanı getirilmiştir.
SORU
45: Eşim 6 yıllık Devlet memuru iken vefat etti. Çocuklarıma aylık bağlandı
ancak bana bağlanmamıştı. Bu Kanundan sonra bana da aylık bağlanacak mı ?
Bağlanacaksa geçmişe yönelik toplu bir para ödenmesi söz konusu mu ?
Evet,
eşinizin 6 yıllık hizmet süresi bu Kanuna göre ölüm aylığı bağlanması için
yeterli olduğundan, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra yapacağınız başvuru üzerine
tarafınıza aylık bağlanabilecektir.
Önceki
sosyal güvenlik mevzuatına göre; hizmet süresinin 10 yıldan az olması
nedeniyle aylık bağlanamayan dul ve yetimlere artık ölenin 5 yıl hizmetinin
bulunması halinde dul ve yetimlerinin 1 Ekim 2008 tarihinden sonra
yapacakları başvuru üzerine müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren
aylık bağlanacaktır. Bu durum 5510 sayılı Kanunla getirilen yeni bir hak
olduğu için geçmişe yönelik bir ödeme söz konusu olmayacaktır.
SORU
46: Eşim 3,5 yıllık devlet memuru iken vefat etti. Askerlik süresini
borçlanarak 5 yılı tamamlarsam bana aylık bağlanacak mı?
Evet,
hak sahiplerinin ölen adına borçlanacakları hizmetlerle birlikte 5 yılı
doldurmaları halinde kendilerine borçlanma tutarlarını ödedikleri tarihi
takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanabilecektir.
SORU 47: Cenaze
yardımından yararlanma şartları nelerdir ve yardım miktarı nasıl
belirlenecektir ?
İş
kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri, vazife
malullüğü ya da yaşlılık aylığı almakta iken ölen sigortalıların hak
sahiplerine hiçbir koşul aranmadan cenaze yardımı ödenecektir.
Hali
hazırda SSK ve Bağ-kurda 247,43 YTL olan cenaze ödeneği miktarını belirleme
sosyal taraflardan işçi, işveren ve emekli temsilcilerinin de bulunduğu Kurum
Yönetim Kurulu kararı ve Bakanlık Onayı ile bu miktarın belirlenmesi
öngörülmektedir.
SORU 48: Hizmet akdine
tabi çalışan sigortalıların hak sahiplerine hangi şartlarla ölüm aylığı
bağlanacaktır ?
Hizmet
akdine istinaden çalışan sigortalılar için borçlanma süreleri hariç olmak
üzere 5 yıl sigortalılık süresi 900 gün prim ödeme şartı ile ölüm aylığı
bağlanacaktır.
SORU 49: Hak sahibi
eşlerin hisseleri % 75’ten % 50’ye düşüyormuş doğru mu?
Halen
ölüm aylığı almakta olan dul eşlerin bu aylıkları aynı şekilde devam
ettirilmektedir. Kanunla sigortalının dul eşine, çalışması, kendi
çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alması veya aylık alan çocuğunun
bulunması halinde % 50 oranında aylık bağlanacağı öngörülmüş olup, bu durum
kamu görevlilerinin dul eşleri için sürdürülmekte olan bir uygulamadır.
Bu
konuda da norm ve standart birliğinin sağlanması amaçlanarak, çalışmayan ve
düzenli geliri olmayan dullar ile çalışan veya aylık alan dulların ölüm
aylıkları farklılaştırılmıştır.
SORU
50: Boşandığı halde eşiyle birlikte yaşamaya devam eden ve bu arada aylık
almaya devam eden kız yetimlerin aylıkları bundan sonra kesilecek mi?
Bağlanmış
aylıklar eski hükümlere tabi olduğundan bunların aylıkları kesilmeyecek,
ancak bu Kanundan sonra yetim aylığı bağlanmış olanlardan eşinden boşandığı
halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların,
bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilerek, bu kişilere ödenmiş olan
tutarlar geri alınacaktır.
SORU
51: Kanundan önce Emekli Sandığından yetim aylığı alan ve aynı zamanda özel
sektöre tabi sigortalı çalışan kız yetimlerin aylıkları kesilecek mi ?
Hayır,
bu kanundan önce Emekli Sandığı Kanununa göre bağlanmış aylıklar hakkında bu
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre işlem yapılacağından 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi
ile bu durumdakilerin aylıkları kesilmeyecektir.
SORU 52: Hak sahibi kız
çocuklarına aylık bağlanması için yaş koşulu getiriliyor mu?
Kanunla
hak sahibi kız çocuklarına çalışmamaları ve kendi çalışmalarından dolayı
gelir ve aylık almamalarının yanısıra evli olmamaları şartıyla aylık
bağlanacağı öngörülmüştür. Kız çocukları için herhangi bir yaş koşulu
getirilmemiştir.
SORU 53: Malul kız
çocuklarının aylıkları evlenmeleri halinde kesilecek mi?
Gerek
kız, gerekse erkek malul çocukların aylıkları evlenmeleri halinde
kesilmeyecek, ancak, çalışmaları, kendi çalışmalarından dolayı gelir/aylık
almaları veya maluliyet hallerini yitirmeleri durumunda aylıkları
kesilecektir.
SORU
54: Emekli Sandığından aylık almakta iken evlenen kız yetimlerin aylıktan
çıkması durumunda diğer aylık alanların aylıkları yükseltilecek mi?
Evet,
bu kanundan önce Emekli Sandığı Kanununa göre bağlanmış aylıklar hakkında bu
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre işlem yapılacağından Emekli Sandığından aylık almakta iken
evlenen kız yetimlerin aylıktan çıkması durumunda diğer aylık alanların
aylıkları yükseltilecektir.
SORU 55: Yetim kız
çocuklarına aylıklarının 24 katı tutarındaki evlilik yardımı yarıya mı
düşürülmektedir?
Hayır,
sadece daha önce eş ve kız çocuklara ( Emekli Sandığı Kanununa göre anaya da
) verilen evlenme yardımının bundan sonra sadece yetim kız çocuklarına
verilmesi hükmü getirilmiştir. Diğer taraftan Emekli Sandığı Kanununda
almakta olunan aylığın 1 yıllı tutarında hesap edilmekte olan bu yardım bu
Yasayla 24 ay tutarına yükseltilmektedir.
SORU 56: Evlenme ödeneği
hangi miktar üzerinden ve kimlere verilecektir ?
Bu kanun uyarınca, evlenme ödeneği yetim kız çocuklarına almakta oldukları
aylıkların 24 aylık tutarı miktarında ödenecektir.
SORU
57: Yeni Yasaya göre sigortalının anne ve babasına hangi şartlarla ölüm
aylığı bağlanacaktır? Bir hak kaybı söz konusu mu?
Yeni
düzenleme ile ölen sigortalıdan dolayı ana ve babalara aylık bağlanması için
eş ve çocuklardan artan hisse bulunması, her türlü gelirlerinin asgari
ücretin net tutarından az olması ve gelir/aylık almaması şartları getirilmiştir.
Ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde artan hisse koşulu
aranmayacaktır.
Mevcut
uygulamada, SSK sigortalılarının ana ve babalarına ölüm aylığı bağlanabilmesi
için sigortalının öldüğü tarihte eş ve çocuklardan artan hisse bulunması koşulu
aranmakta idi. Yeni düzenleme ile artan hissenin sonradan oluşması halinde de
ana ve babaya aylık bağlanması imkanı getirilmiştir.
SORU
58: Kanun şehitlerin anne ve babalarına aylık bağlanmasına ilişkin şartlarda
herhangi bir değişiklik getiriyor mu?
Emekli
Sandığı Kanunundaki şehit anne ve babalarına aylık bağlama koşulları aynen
korunduğundan herhangi bir değişiklik söz konusu değildir.
SORU
59: Görevli olduğum bir sırada geçirmiş olduğum bir kazadan dolayı malul
olarak görevimden ayrıldım. Emekli Sandığı vazife malullüğüm kabul edilmedi.
Bu Kanun bana bir hak getiriyor mu?
Hayır,
bu Kanun geçmişteki vazife malullüğü durumlarını değiştirecek herhangi bir
düzenleme getirmemektedir.
SORU 60: Malullük aylığı
bağlanabilmesi için hangi şartlar aranmaktadır ?
Devredilen
üç sosyal güvenlik kurumunun norm ve standart birliği gözetilerek 10 yıl
sigortalılık ve 3600 gün şartı ile malullük aylığı bağlanması, sigortalı,
başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul ise 1800 gün prim ödemiş
olması şartıyla malullük aylığına hak kazanması öngörülmüştür.
SORU
61: Devlet memurlarında da maluliyet için sigortalılar gibi % 60 oranında
çalışma gücü kaybı mı aranacak?
Hayır,
devlet memurları vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetmiş
olmaları halinde de malul sayılacaklardır.
SORU
62: Malulen emekliye ayrılmak suretiyle görevimden ayrıldım. Ancak
hizmet sürem 10 yılı doldurmadığı için tarafıma aylık bağlanmayıp toptan
ödeme yapılmıştı. Bu Kanun bana bir hak getiriyor mu?
Bu
Kanuna göre malullük sebebiyle emekli aylığı bağlanabilmesi “ En az on yıldan
beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün ( 5 yıl ) veya başka birinin
sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise
sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 ( 5 yıl ) malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi bildirilmiş olması” şartına bağlanmıştır. Eğer durumunuz bu
kapsama giriyorsa ve görevinizden ayrıldıktan sonra herhangi bir sigortalılık
hâline tabi olarak çalışmamış iseniz ya da borçlanacağınız ya da ihya
edeceğiniz hizmetleri ile birlikte prim ödeme gün sayısı bakımından Kanun
hükümlerine göre malullük aylığına hak kazanmanız halinde tarafınıza malullük
aylığı bağlanabilecektir.
SORU
63: Memuriyet görevime sakatlık kontenjanından atanmadığım için özürlülere
ilişkin haklardan yararlanamıyordum. Yeni yasa bu konuda bir kolaylık
getiriyor mu?
Evet.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olanlardan, göreve
başlamadan önce alınmış, en az % 40 oranında özürlü olduklarını gösterir
sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az yüzde 40 oranında doğuştan özürlü
olduklarını belgeleyenler yeni düzenleme ile 15 yıl hizmet ile yaşlılık
aylığından yararlanacaklardır.
SORU
64: % 55 oranında sakatım ve halen vergi indiriminden yararlanmak suretiyle
sigortalı olarak çalışıyorum. Yeni kanunla benim emekli olma şartlarım
değişiyor mu?
Yeni
Kanunda; Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanlardan, sakatlığı
nedeniyle vergi indiriminden yararlananların emekli olma şartlarında herhangi
bir değişiklik yapılmamış ve müktesep haklar korunmuştur.
SORU 65: Özürlü
sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanmasının şartları ağırlaştırılmakta mıdır?
Özürlü
sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanmasının şartlarının ağırlaştırılmasının
söz konusu olmayıp kolaylaştırılmaktadır.
506
sayılı Kanunun 60 ıncı maddesine göre birinci derece sakatlığı olanlar 15 yıl
sigortalılık süresi 3600 gün, ikinci derece sakatlığı olanlar 18 yıl
sigortalılık süresi 4000 gün, üçüncü derece sakatlığı olanlar 20 yıl sigortalılık
süresi 4400 gün şartlarını yerine getirmeleri halinde yaşlılık aylığından
yararlanmakta iken
5510
sayılı Kanunla çalışma gücündeki kayıp oranı %50 ila %59 arasında olanlar 16
yıl sigortalılık süresi 4320 gün, %40 ila %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar
18 yıl 4680 gün şartlarını yerine getirmeleri halinde kendilerine yaşlılık
aylığı bağlanacaktır. Ayrıca yeni düzenleme ile çalışma gücündeki kayıp
oranına bağlı olarak aylık bağlanması öngörülmüş olup, bu da sigortalıların
lehine bir düzenlemedir.
SORU
66: Özürlü olduğum halde, özürlülerle ilgili mevzuat dahilinde atamam
yapılmadığı için özürlülere tanınan erken emeklilik hakkından
yararlanamıyordum. Bu Kanun bana bir hak getiriyor mu?
Evet,
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine
tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce ilgili
mevzuatına göre alınmış ve en az % 40 oranında özürlü olduklarını gösterir
sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az % 40 oranında doğuştan özürlü
olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde devlet memuru olarak
çalışmaya devam edenlere; en az 15 yıl hizmetleri bulunması halinde emekli
aylığı bağlanabilecektir.
SORU
67: Sağlam olarak devlet memuriyetine girdikten sonra sakatlandım. Ancak
özürlülere tanınan erken emeklilik hakkından yararlanamıyorum. Bu Kanun bana
bir hak getiriyor mu?
Evet,
Devlet memurlarından çalışmaya başladıktan sonra sakatlanmış olanların bu
Kanundan sonra, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık
kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin
incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a)
% 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılması ve 16 yıl hizmetinin bulunması,
b)
% 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılması ve 18 yıl hizmetinin bulunması
halinde kendilerine
Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre aylık bağlanabilecektir.
SORU
68: Emniyet Hizmetleri Sınıfında çalışmaya devam ediyorum. Polis akademisinde
geçen sürelerimin emekliliğime sayılması mümkün mü?
Evet,
ilk defa bu Kanunla, Emniyet Hizmetleri Sınıfında Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların, Polis
Akademisinde geçen başarılı eğitim sürelerini borçlanmak suretiyle
hizmetlerine ilave ettirmeleri imkanı getirilmiştir.
SORU
69: Halen Astsubay olarak görev yapmaktayım. Göreve başlamadan önce
yüksekokulda geçen sürelerim var bunları emekliliğime saydırabilir miyim?
Evet,
ilk defa bu Kanunla; Kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin
çeşitli fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına
öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubay nasbedilenlerin sözü edilen
okullarda geçen başarılı öğrenim sürelerini borçlanmak suretiyle hizmetlerine
ilave ettirmeleri imkanı getirilmiştir.
SORU
70: Bu Kanundan sonra malûl çocuğu bulunan kadınlara emeklilik
yönünden bazı kolaylıklar sağlandığı söyleniyor doğru mudur?
Evet,
Bu Kanunla ilk defa; emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanması talebinde
bulunan kadın sigortalılardan başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede
malûl çocuğu bulunanların, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen
prim ödeme gün sayılarının dörtte birinin prim ödeme gün sayıları toplamına
eklenmesi ve eklenen bu sürelerin emeklilik yaş hadlerinden de indirilmesi
uygulaması getirilmiştir. Bu suretle kendilerine daha erken emekli olma
imkanı sağlanmıştır.
SORU
71: Hizmet yetersizliği sebebiyle 5434 sayılı Kanun uyarınca kendilerine
veya hak sahiplerine aylık bağlanamayanlara, 5510 sayılı Kanunun
yürürlüğünden sonra borçlanma yapmak suretiyle aylık bağlanabilir mi?
5510
sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce kamu
idarelerindeki görevlerinden ayrılanlardan, ayrıldıkları tarihte 5434 sayılı
Kanunun ilgili hükümlerine göre malullük veya emekli aylığı bağlanabilmesi
için yeterli hizmet süresi bulunmayan ve görevden ayrıldıktan sonra herhangi
bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanların, 2008 yılı Ekim ayı
başından önce ölenlerin 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, yeterli hizmet
süresi bulunmadığı için aylık bağlanamamış olan dul ve yetimlerinin
borçlanacakları hizmetleri ile birlikte prim ödeme gün sayısı bakımından
Kanun hükümlerine göre aylığa hak kazanmaları ve müracaatları halinde, borçlanma
işlemleri bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı
Kanuna göre hesap edilerek, kendilerine ödemenin yapıldığı tarihi takip eden
ay başından itibaren 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca aylık
bağlanacaktır.
SORU
72: Belediye başkanlığı yapmış SSK emeklisiyim. Bu Kanunla Emekli
Sandığından emekli olan belediye başkanları gibi tazminat alabilecek miyim?
Kanunun
yürürlük tarihinden önce, seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev
yapmış olanlardan, Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanunun ek 68
inci maddesine göre makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev
tazminatı ödenenler hariç olmak üzere;
Sosyal
güvenlik kanunlarına göre emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olanlardan;
5434 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine göre aylık
bağlanması şartlarını haiz olanlara, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren,
haiz olmayanlara ise bu şartları haiz oldukları tarihten itibaren 5434 sayılı
Kanunun Kanunla yürürlükten kaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen
şartlar da dikkate alınarak, emsali belediye başkanının almakta olduğu makam
tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı tutarı, almakta
oldukları emeklilik veya yaşlılık aylıklarına ilave edilmek suretiyle
ödenecektir.
SORU
73: Hiç çalışmam yok. İsteğe bağlı sigortalı olabilir miyim? Sağlık
hizmetlerinden yararlanabilir miyim?
Yeni
düzenleme ile Türkiye'de yasal olarak ikamet edenlerden 18 yaşını dolduran ve
talepte bulunanlar isteğe bağlı sigortalı olabilecektir.
İsteğe
bağlı sigortalı olmak için SSK’da aranan 1080 gün ile Emekli Sandığında
aranan 10 yıllık hizmet süresi şartları kaldırılmış ve bunlara genel sağlık
sigortası primi ödemeleri suretiyle sağlık hizmetlerinden yararlanma imkanı
getirilmiştir.
SORU 74: Kısmi süreli
çalışıyorum. Eksik sürelerimi isteğe bağlı ödeyebilir miyim?
Yapılan
yeni düzenleme ile 30 günden az süreli işlerde çalışanlara eksik sürelerini
isteğe bağlı sigortalı olarak tamamlamaları imkanı getirilmiştir.
SORU
75: Bu Kanuna göre devlet memuru olarak isteğe bağlı iştirakçilik
hakkım kaldırılıyor mu? Artık isteğe bağlı iştirakçilik Bağ- Kur kapsamında
mı değerlendirilecek?
5510 sayılı Kanunun
Geçici 4. maddesi uyarınca;
5434
sayılı Kanuna göre iştirakçi iken gerek 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce gerekse yürürlüğe girdiği tarihten sonra görevinden ayrılanlar
ile bunlardan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra devlet memuru olarak
yeniden çalışmaya başlayanlardan,
657
sayılı Devlet Memurları Kanununa ve diğer personel kanunları ile kendi
kuruluş kanunlarına göre Emekli Sandığı iştirakçisi olarak en az 10 yıl
çalıştıktan sonra görevinden istifaen ayrılmış olanlar ya da müstafi
sayılanlar görevlerinden ayrıldıkları tarihten itibaren 6 ay içinde yazılı
olarak müracaat etmeleri halinde eskiden olduğu gibi isteğe bağlı
iştirakçilikleri sağlanacak ve bu süreler 4 / ( c ) kapsamında (memuriyet
hizmeti gibi) değerlendirilecektir.
SORU 76: Bu Kanunla
yurtdışında geçen sürelerin borçlandırılması ile ilgili bir değişiklik
getirildi mi?
3201
sayılı Kanunda yapılan değişiklikle, l8 yaşını doldurmuş Türk Vatandaşlarının
Türk Vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık
süreleri ile bu sürelerin arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan
işsizlik süreleri ve yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri borçlanma
kapsamına alınmıştır.
Yurtdışında
geçen hizmet sürelerini borçlanmak isteyenler, Türkiye’de son defa; Sosyal
Güvenlik Kurumuna tabi çalışmaları varsa borçlanma işlemleri Kurumumuzca, 506
sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesine tabi sandıklardan birine tabi
çalışması varsa borçlanma işlemleri ilgili sandıkça sonuçlandırılacaktır.
Ayrıca,
Türkiye’de herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi çalışması
bulunmayanların yurtdışında geçen sigortalı süreleri ile ev kadınlığında
geçen sürelerinin borçlanma işlemleri de Kurumumuzca yapılacaktır.
Kendilerine
veya hak sahiplerine sosyal güvenlik sözleşmesi uygulanmak suretiyle kısmi
aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri aylığı bağlayan Kurumun bu
Kanundaki sigortalılık statüsüne göre sonuçlandırılacaktır.
Kurumumuzca yapılacak
yurtdışı hizmet borçlanma talepleri için,
Son
defa Sosyal Sigortalar Kurumuna veya Bağ-Kur’ a tabi çalışması olanlar, yada
Türkiye’de hiç çalışması olmayanlar veya yurtdışında ev kadınlığında geçen
süreleri bulunanlar Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Yurtdışı Borçlanma ve
Tahsis İşlemler Daire Başkanlığı veya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine,
Daha
önce 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmış ise Sosyal Sigortalar Genel
Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı’na
başvuracaklardır.
SORU 77: 5510
sayılı Kanuna göre Kamu görevlilerinin tescil işlemleri nasıl yapılacaktır?
5510
sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
çalışmaya başlayanlar (kamu görevlileri) göreve başladıkları tarihten
itibaren sigortalı sayılacaklar ve bu tarihlerden itibaren on beş gün içinde
sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma “e-sigorta” yoluyla bildirimleri
yapılacaktır.
SORU
78: 5510 sayılı Kanun uyarınca Kamu görevlilerinin sigortalılıkları ne
zaman sona erecek ve bildirim işlemi nasıl yapılacaktır?
5510
sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı sayılanların sigortalılıkları;
1)
Ölüm halinde veya aylık bağlanmasını gerektiren hallerde, görev aylıklarının
kesildiği tarihi takip eden aybaşından,
2)
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde belirtilen yaş
hadleri ile sıhhi izin sürelerinin doldurulması halinde ise bu süre ve
hadlerin doldurulduğu tarihleri takip eden aybaşından,
3) Diğer hallerde ise
görevden ayrıldıkları tarihten,
itibaren
sona erecek ve haklarında hazırlanacak sigortalı işten ayrılış bildirgesi,
sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde düzenlenerek kamu
idarelerince “ e-Sigorta” yolu ile Kuruma bildirilecektir.
Yer
değiştirme suretiyle bir kurumdan diğer bir kuruma nakledilenler hakkında
sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile gerekli bildirimler yapılır. Bu
sigortalıların, malullük veya yaşlılık aylığı bağlanması taleplerinde
kurumlarınca emekliye sevk onayı, ölüm halinde (tahsis taleplerinde) ise
sigortalı işten ayrılış bildirgesi gönderilmesi yeterlidir.
SORU
79: 5510 sayılı Kanundan sonra ilk defa kamu görevlisi olacaklar hangi
sürelerini borçlanabilirler ?
5510
Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ilk
kez kamu görevlisi olarak sigortalı olacaklar;
a)Er veya erbaş olarak
silah altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerini,
b) Personel mevzuatlarına
göre aylıksız izinde geçen sürelerini,
c)
Sigortalı olmaksızın doktora öğreniminde veya tıpta uzmanlık için, yurt
içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık
öğreniminde geçen sürelerini,
ç) Sigortalı olmaksızın
avukatlık stajını yapanların (bitirenlerin) normal stajda geçen sürelerini,
d) Hekimler fahri
asistanlıkta geçen sürelerini,
e)
Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri
tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden aybaşına kadar açıkta
geçirdikleri sürelerini,
f)
Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya
astsubaylığa nasp edilen veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa
geçirilenler ile fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra,
komiser yardımcısı veya polis memuru olarak atananlar başarılı öğrenim
sürelerini borçlanabilirler.
SORU
80: Sigortalıyım ve halen itibari hizmet kapsamındaki bir işte çalışıyorum.
Bu yasa hakkımı elimden alıyor mu?
Kanunla
SSK’lılar için halen uygulanmakta olan itibari hizmet süresi uygulamasına son
verilerek, fiili hizmet süresi zammı uygulamasına geçilmiştir.
Yeni
düzenleme ile sigortalıların Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar itibari
hizmet süresi kapsamında geçen süreleri mevcut kanunlar doğrultusunda 3600
gün koşulu aranmaksızın emeklilik haklarına yansıtılacaktır.
Kanunun
yürürlük tarihinden sonra ise, çalışılan işin fiili hizmet süresi zammı
kapsamındaki bir iş olması halinde, sigortalılar fiili hizmet süresi
zammından yararlandırılacaklardır.
SORU 81: Fiili hizmet
zammı kapsamı niçin değiştirilmektedir ?
Fiili
hizmet süresi zammı kapsamındaki işler; ağır, riskli ve sağlığa zararlı olup,
çalışanları fiziki, ruhi ve fizyolojik bakımdan olumsuz yönde etkileyen,
dolayısıyla bu işlerde çalışanları diğer çalışanlara göre daha fazla
yıprattığı için ömürlerini kısaltan işlerdir.
Mevcut
uygulamada kapsam içerisinde bulunan bazı işler, teknolojideki gelişmeler ve
çalışma koşullarının iyileştirilmesi nedeniyle zamanla yıpratıcı olmaktan
çıktığı halde, bu işlerde çalışanlara hala fazladan hizmet ilavesi yapılması,
diğer kesimlerde çalışanlar aleyhine bir adaletsizlik oluşturmaya
başlamıştır. Bu olumsuzlukların ortadan kaldırılması amacıyla,
Yeni
düzenlemede; bu kapsamdaki işler belirlenirken; Avrupa Birliği ve gelişmiş
ülke uygulamaları esas alınarak iş sağlığı, iş güvenliği ve teknolojik
gelişmeler incelenmiş ve işyerlerinde her türlü tedbir alınmasına rağmen
yaptıkları işler dolayısıyla çalışanlarının yaşam beklentisi ülke ortalamasının
altında kalan iş kolları için bu uygulamanın yapılması benimsenmiştir.
Bu
bakımdan, bazı iş ve işyerlerinin fiili hizmet süresi zammı kapsamından
çıkarıldığı hususu doğrudur.
SORU 82: Sağlık
hizmetlerinden yararlanmam için şartlar nelerdir?
Mevcut
uygulamada sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için SSK sigortalılarının
kendisine 90 gün, bakmakla yükümlü oldukları kişilere 120 gün, Bağ-Kur
sigortalıları için 240 gün hastalık sigortasından prim ödeme şartı, yeni
düzenleme ile 30 güne indirilmiştir.
SORU
83: Sağlik hizmetlerinin özelleştirileceği ve ücretlendirileceği söyleniyor.
Sağlık hizmeti paralı mı olacak?
Sağlık
hizmetleri paralı hale getirilmemektedir. 15 haziran 2007 tarihinden önce
Bağ-Kur ve SSK’lılar özel hastanelerden kısıtlı olarak yararlanmaktaydılar.
15 haziran 2007 sonrasında Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı mensupları eşit
olarak özel hastanelerden yararlanmaya başladılar.
Bu
Kanunda sigortalılar esas itibariyle herhangi bir ücret ödemeden sözleşmeli
sağlık kuruluşlarından yararlanabileceklerdir.
Ancak;
Kamu
sağlık kuruluşları standart hizmetler dışında kalan otelcilik hizmeti ve
öğretim üyesi ücreti için ilave ücret alabileceklerdir.
Sözleşmeli
özel sağlık kuruluşları ve vakıf üniversitelerinin alabileceği ilave ücretlerin
tavanını Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen sağlık
hizmet bedellerinin bir katına kadar olmak üzere Bakanlar Kurulu
belirleyecek, Kurum da bu sınır içinde yeni bir tavan belirleyebilecektir.
Kurum,
ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetlerini belirleyebilecektir. (Yoğun
Bakım, Göz Hastalıkları, Kalp ameliyat ve girişimleri vb)
Mevcut
uygulamada sağlık tesisleri, hastanın veya yakınının önceden yazılı
onaylarını almak kaydıyla tavanı olmayan ilave ücret talep edebilmekteyken
Kanun ile bu tavan %20 ile sınırlanmıştır. Sağlık tesislerinin mutlak %20
ilave ücret almaları şartı da bulunmamaktadır. Bugün olduğu gibi birçok
sağlık tesisi hiç ilave ücret almadan hastaları tedavi edeceklerdir. Kamu
sağlık kuruluşlarınca herhangi bir ilave ücret ödemeden sağlık hizmeti
vereceklerdir.
SORU 84: Bağ-kur’luyum.
Borcum olduğunda sağlık hizmeti alabilecek miyim?
Mevcut
uygulamada, prim borcunuzun olması halinde sağlık hizmetinden kendiniz ve
bakmakla yükümlü olduğunuz kişiler yararlanamamaktadır.
Yapılan
düzenleme ile 60 günlük borcunuzun olması sağlık hizmeti almanıza engel
teşkil etmemektedir. Primlerin ödeme süresi ile ilgili yapılan düzenleme
sebebiyle 3 aya varan süre içerisinde kendiniz ve bakmakla yükümlü olduğunuz
kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri mümkündür. Ayrıca, 18
yaşından küçük çocuklarınız borcunuzla bağlantılı olmaksızın sağlık
hizmetlerinden yararlandırılacaktır.
SORU 85: Sağlık
hizmetlerinden hangilerine katılım payı ödeyeceğim?
Yeni
düzenleme ile mevcut uygulamaya paralel olarak; ayakta tedavilerde hekim ve
diş hekimi muayenesinde, ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri ile
ayakta tedavide sağlanan ilaçlardan katılım payı alınması öngörülmüştür.
SORU 86: İşsizim ve
hiçbir yerden gelirim yok. Yasa çıktığında sağlık hizmetinden
yararlanabilecek miyim?
Yeni
düzenleme ile aile içinde kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden az
olması nedeniyle genel sağlık sigortası primini ödeme gücü olmayan
vatandaşlarımızın primleri Devlet tarafından karşılanmak suretiyle sağlık
hizmetlerinden yararlandırılmaları sağlanmaktadır.
SORU 87: Her türlü sağlık
kuruluşuna gidebilecek miyim?
Sigortalılar
sözleşmeli kamu ve özel sağlık hizmeti sunucularından istediklerine müracaat
edebileceklerdir. Kaldı ki acil hallerde sözleşmesiz sağlık kuruluşlarına da
gidilebilecektir.
SORU 88: 18 yaşından
küçük olan herkes genel sağlık sigortası kapsamına alınacak mı?
Evet,
18 yaşından küçük çocuklar, anne veya babalarının sigortalı olup olmadığına
bakılmaksızın genel sağlık sigortası kapsamında olacaklar ve sağlık
yardımlarından yararlanacaklardır.
SORU
89: Sigortalının 25 yaşını doldurmuş kız çocukları anne veya babalarından
dolayı sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek mi ?
Yeni
düzenleme ile sağlık sigortası bakımından bakmakla yükümlü olunan çocukların
en fazla 25 yaşına kadar bu haklardan yararlanacağı öngörülmekle birlikte,
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sağlık yardımlarına müstahak olanların
durumlarında değişiklik olana kadar mevcut haklarının verilmesine devam
edilecektir.
Ayrıca,
kız çocukları isteğe bağlı sigorta kapsamında sağlık primlerini ödeyebileceği
gibi prim ödeme gücünden yoksun iseler 60 ıncı madde kapsamında primleri
devlet tarafından ödenerek sağlık yardımlarından yararlanmaları mümkün
bulunmaktadır.
SORU 90: Protez,
iyileştirme araç ve gereçleri için ödeme yapacak mıyım?
Mevcut
uygulamada sigortalılardan protez, ortez, iyileştirme araç ve gereçleri için
belli miktarlarda katılım payı alınmaktadır. Yeni düzenleme ile bu konuda
genel anlamda herhangi bir değişiklik yapılmamış olup, söz konusu
hizmetlerden katılım payı alınmaya devam edilecektir.
Yapılan
düzenlemede, 3713 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış malûller ile aynı Kanun
kapsamına giren olaylar sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan er ve
erbaşların sağlık kurulu raporuyla ihtiyaç duydukları her türlü ortez/protez
ve diğer iyileştirici araç/gereçler için herhangi bir katılım payı veya fark
alınmaksızın ve kısıtlama getirilmeksizin karşılanması yönünde düzenleme
yapılmıştır.
SORU
91: İsteğe bağlı sigortaya devam eden kadın sigortalı eşinden dolayı sağlık
yardımından yararlanamayacak mı?
Mevcut
uygulamada, isteğe bağlı sigortalıların sağlık yardımlarından
yararlanamamaları önemli bir eksiklikti. Yeni düzenlemeyle isteğe bağlı
sigortalılara sağlık primi ödemek koşuluyla sağlık hizmetinden yararlanma
hakkı getirildiğinden, kendi sigortalılığı sebebiyle sağlık hizmetinden
yararlanacak isteğe bağlı sigortalıların, eşlerinden dolayı sağlık hizmeti
almalarına gerek kalmayacaktır.
SORU
92: İşsizlik ödeneği almaktayım. Genel sağlık sigortası beni kapsama alıyor
mu? Primlerimi nasıl ödeyeceğim?
İşsizlik
ödeneği alanlar da genel sağlık sigortası kapsamında olup, sağlık sigortası
primleri Türkiye İş Kurumu tarafından ödenecektir.
SORU 93: Primini ödemeyen
vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacaklar mı?
Prim
ödeme yükümlüsü olduğu halde sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarih
itibariyle 60 günden daha az prim borcu bulunanların sağlık hizmetlerinden
yararlanmaması söz konusu değildir. Ayrıca, 18 yaşını doldurmamış olan
kişiler, tıbben başkasının bakımına muhtaç olan kişiler, acil haller, iş
kazası ile meslek hastalığı halleri, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar,
koruyucu hekimlik hizmetlerinde, analık hallerinde, afet ve savaşta ve grev
ve lokavt durumlarında prim borcuna ve prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın
tedavileri sağlanmaktadır.
SORU 94: Prim borcu olan
esnaf ve sanatkarlar ile ailelerinin sağlık yardımından yararlanabilecekler
mi ?
1479
sayılı Kanunda esnaf ve sanatkarlar ile ailelerinin sağlık yardımlarından
yararlanmaları için hiç prim borcu olmaması gerekmekte iken tasarı ile prim
ödeme yükümlülükleri, takip eden aydan başlatılmak ve 1 ay prim borcunu
aksatmaları durumunda dahi sağlık yardımlarından yararlanma imkanı
getirilmiştir.
SORU
95: İşsizlik sigortasından yararlananlar sosyal sigorta ve genel sağlık
sigortası kapsamına alınacak mı ?
Mevcut
uygulamada işsizlik ödeneği ödenen sürelerde sigortalılar hastalık sigortası
yardımlarından yararlanmaktadırlar. Kanunda işsizlik ödeneği ödenen
sigortalılar genel sağlık sigortalısı sayılmakta ve bunların bakmakla yükümlü
olduğu kişiler de genel sağlık sigortası yardımlarından yararlanabilme
imkanına kavuşmaktadırlar.
SORU 96: Sağlık
hizmetleri için ek ücret alınacak mı ?
Genel
sağlık sigortasında sigortalılar esas itibariyle herhangi bir ücret ödemeden
sözleşmeli sağlık kuruluşlarından yararlanabileceklerdir.
Ancak;
kamu sağlık kuruluşları standart hizmetler dışında kalan otelcilik hizmeti ve
öğretim üyesi ücreti için ilave ücret alabileceklerdir. Sözleşmeli özel
sağlık kuruluşları ise belirlenen sınır dahilinde ilave ücret
alabileceklerdir.
Acil
hallerde sözleşmesiz sağlık kuruluşlarına yapılan müracaatlarda, tedavi
bedelleri Kurumca karşılanacaktır. Bu durumda, sözleşmeli ve sözleşmesiz
sağlık kuruluşları ilave ücret alamayacaklardır.
SORU
97: Bugün işsiz kalan bir sigortalı 6 ay süreyle ücretsiz tedavi
olabiliyordu. Şimdi bu hak ellerinden mi alınıyor?
Genel
sağlık sigortasının yaşama geçirilmesi ile hiçbir birey genel sağlık
sigortası kapsamından çıkamayacaklardır. Sadece başka bir kapsamda genel
sağlık sigortalısı olacaklardır. Prim ödeme gücü olmayanların primleri devlet
tarafından karşılanacaktır. Ayrıca yapılan düzenleme ile; sigortalılık niteliğini
kaybettiği tarihten itibaren son bir yıl içinde 90 gün prim ödeme gün sayısı
olan kişilere, sonrasındaki genel sağlık sigortalılığından kaynaklanan prim
borcu olup olmadığına bakılmaksızın 90 gün genel sağlık sigortası
yardımlarından yararlanmaları sağlanacaktır.
SORU
98- Emekli Bağ-Kur’luların maaşlarından 10 yıl süreyle % 10 oranında genel
sağlık sigortası primi mi kesilecek?
1986
yılından bu yana kendi nam ve hesabına çalışan sigortalılardan, aktif
sigortalılık döneminde 10 yıldan daha az süreyle sağlık sigortası primi
ödeyerek emekli olanların, sağlık sigortası primi ödeme süresini 10 yıla
tamamlayacak şekilde aylıklarından % 10 oranında kesinti yapılmaktadır.
Bu
uygulama aktif sigortalılık döneminde 10 yıl sağlık sigortası primi ödemiş
olanları kapsamamakta, dolayısıyla bunların aylıklarından herhangi bir
kesinti de yapılmamaktadır.
Bu Kanunla da mevcut
uygulamanın devamı öngörülmüştür.
SORU
99: Yeşil kartlılar kanun yürürlüğe girdikten sonra sağlık hizmetlerinden
faydalanmaya devam edecekler mi?
Yeşil
kartlılar Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 2 yıl süreyle sağlık
hizmetlerinden faydalanacaklar, 2 yılın sonunda ise primleri devlet
tarafından ödenmek suretiyle genel sağlık sigortasından yararlanmaya devam
edeceklerdir.
SORU 100: Yeşil kart
hangi kritere göre verilecektir?
Kanunun
60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi
uyarınca, aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı brüt asgari
ücretin 1/3’ünden az olan vatandaşımız genel sağlık sigortası kapsamında
bulunmaktadır. 3816 sayılı Kanunda net asgari ücretin 1/3’ü esas alınırken
Kanunda vatandaşlarımızın lehine olarak brüt asgari ücretin 1/3’ünün esas
alınması öngörülmüştür. 26.09.2008
|